26 Kasım 2009 Perşembe
19 Mayıs 2009 Salı
Tuborg 14. Roxy Müzik Günleri hakkında
Müzikalitesi kitlelerce yuhalanası bir grup insanın jürisini oluşturduğu bir yarışma. Ya da Taner Öngür'ün ifadesi ile pis kapitalist sisteme karşı bir şeyler bir şeyler - Hadi ordan! Senin sponsorun kapitalizmin göbeğinden kopmuş gelmiş; ayrıca yarışmayı düzenleyen platform(!)un arkasında senin pis kapitalist dediğin zihniyet var. Kaldı ki gecenin sonunda gelen Ece Duyar'ın "İş sponsorluğa geldi mi biraz ticari düşünmek gerekiyor." lafı da sanırım pis kapitalist sistemin ta kendisi oluyor Taner Efendi. Nasıl bir yarışma ki bu jürisinin hem politik anlayışına ve bu çerçevede oluşturduğu müzik zevkine kocaman ve ağır bir söz söylemek istiyorum.
Final konuşmasında biri heyecandan bahsetti. Sanırım Hakan Kurşun idi. Kendisini heyecanlandıran şeyin tam olarak ne olduğunu keşke anlatabilseydi. Siirt'e götürdü; Ağrı'dan getirdi bizi ama olmadı; anlatamadı. Sizi müzik heyecanlandırmayacak da ne heyecanlandıracak merak etmeden duramıyorum. Geceleri uyuyamıyorum bu yüzden. Heyecan iyi müziktir. Dinlediğinde dilini anlamasan da içini kaplayan müziktir. Ama sanırım bazılarına sözlerini anladığı küfürler daha hoş geliyor. Kulak var, kulak var.
Benim diyeceklerim bu kadar. Bir daha da gelmem. 18 Mayıs akşamı iyi müzik kaybetti.
Post Dial'ın bir sözü ile bitirmek istiyorum: Türkiye'ye elektronik müziği getirdiği için elec-trip records'a teşekkür ederiz.
Bunlar da benim seçtiklerim.
abarjazz (www.myspace.com/abarjazzmuzik)
acidbarok (www.myspace.com/acidbarok)
alley
flow (www.myspace.com/flowistanbul)
güray binay & psycho pop (www.myspace.com/guraybinay)
nuve
20 Mart 2009 Cuma
19 Şubat 2009 Perşembe
10 Şubat 2009 Salı
Ölmek

Ağlamak mı gerekiyor,
Yoksa gülmek mi
Yok olma pahasına?
Gözleri yummak mı karanlığa
Düşünmeden,
“Değer miyim?” muammasına...
*Ölüm, gözle dudak arasında bir yerde...
09 Şubat 2009 Pazartesi
İstanbul

İstanbul
İki yakası bir araya gelmeyen bu şehirde,
Ne de zor nefes almak.
Kapattım gözlerimi dinliyorum,
Boğazında kalmış gemileri.
Boş limanların gerçek mi,
Tek kişilik gecelerin günübirlik sahibi?
*photo by WWF İstanbul
02 Şubat 2009 Pazartesi
BEN
Boş ben,poşet sevdalarla nefes alan.
Acısız ölümüm,
kırılmadan ama okşanmadan,
ağlanmadan arkamdan. O'ysa,
ne niyetle gördüm ışığı
ve karartıdan doğan hayatı.
Haki ben,
ne ot ne de toprak...
İkisine de hasret,
ikisine de aç bu beden.
ne ot ne de toprak...
İkisine de hasret,
ikisine de aç bu beden.
27 Ocak 2009 Salı
Zaman

Zaman mı seni sana geri verecek? Ben ki tek kareden çeken duygu yüklü bu anlamı. Seni senden daha güzel bilen birinin varlığı… Yorgun gözlerinin altında beliren son çizgi, ölmeden önce! Dahası yok artık, ne karartacak içini? Koyu karanlığı ışığın, gözleri kör eden en son noktada sana bakan bir çift göz gibi. Belki geçmiş, gelecek belki. Hepsi zamanın derdi. Zaman mı verecek seni sana geri? Ya düş hepsi ya da gerçek zaten. Ne fark aradan gösterir kendini ne de benzer biri birine. Sen yok bil beni, ben seni düş… Tersten oku varlığımı, yokmuşum gibi ol. Sarıl bana arkamdan. Dön yüzünü kuru denizlere. Dalgalar tokat misali… Verecek mi zaman sana seni geri? Belki! Doğdun mu? Öldün mü? Ne belli. Burası mı orası? Orası mı burası? Ne ölüm götürür ne de doğum getirir seni. Ne var ne yok aldı içini. Zaman mı verecek sana geri seni? Bir düşün bakalım geçenleri. Ne var alınacak gibi? Gözle görülür sandığın; elinde tutarken bulduğun; istediğin ya da istemediğin; gerçeği göremediğin zamandır senin esaretin. Verir ya da vermez. Hep senin. Hepsi senin.
Gülünçsünüz!

Gülünçsünüz!
Değersizliğinizden tiksiniyorum, gözüme gözüme sokmaktan kaçınmadığınız. Baktığım her yer çatlıyor sanki, nefret rüzgarımla. Gereksizliğinizden öte bir sebep, sonunuzdaki kaçınılmazlık. Belki de çoktan hayatımı dolduran siz zararlılarından kurtulmaya çabalamam kaynaklı bir itici güçtür, besin kaynağım. Gerçi kafa yormam gerektiğini düşünmem bile, seviyesizliğiniz derecesinde bir aşağılama benim için. Poşet hayatlarınızı dolduramayışınızı gördükçe parçalanan içime mi üzüleyim; yoksa içimi boşaltmaktan öte olmayışınıza mı tüküreyim?
19 Ocak 2009 Pazartesi
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


